2025 benim için tek bir kelimeyle özetlenecek bir yıl değildi. Çünkü bu yıl iki kalple büyüdü. 2025’te ikiz bebeklerim oldu. Hayat, bir anda ikiye değil, bambaşka bir boyuta katlandı. Günler uykusuz, geceler uzun ama kalbim hiç olmadığı kadar dolu geçti. Yeni yıl yaklaşırken evimiz biraz kalabalık. İki minik insan, üç kedi ve sürekli yarım kalan bir kahve… Kediler hâlâ evin gerçek sahipleri olduklarını düşünüyorlar. Bebeklerin beşiğinin etrafında nöbet tutuyor, bazen de en olmadık anda mırlayarak “biz buradayız” diyorlar. Açıkçası, bu kaosun içinde tuhaf bir huzur var. 2025 bana kontrol edemediğim şeylerle barışmayı öğretti. Plan yapmanın, sonra o planları sevgiyle çöpe atmanın normal olduğunu… İkiz annesi olmak, aynı anda hem güçlü hem de çaresiz hissedebilmekmiş. Birini kucağına aldığında diğerinin ağlaması, ama yine de “yetiyorum” demeyi öğrenmek. 2026’dan beklentim büyük hedefler değil. Daha çok an istiyorum. İlk bilinçli gülüşler, aynı anda söylenen ilk kelimeler, kedil...